30 Ağustos 2015 Pazar

9 Mayıs 2015 Cumartesi

kırkbir

"Birçok ırk evrenin bir tür tanrı tarafından yaratıldığına inanıyordu, ancak Viltvodle Altı'nın Jatravartid halkı, aslında tüm evrenin, adına Haşlanmış Büyük Yeşil denilen bir varlığın hapşırması sonucu burnundan etrafa saçıldığına inanıyordu.

Sürekli olarak, Büyük Beyaz Mendilin Ortaya Çıkışı diye adlandırdıkları bir dönemin korkusu içinde yaşayan Jartravartidler, her biri elliden fazla kola sahip olan ufak tefek mavi yaratıklar olup bu yüzden tarihte tekerlekten önce sprey deodorantı keşfeden ilk ırktı."

kırk


Sonunda memur refleksimi bırakıp risk alacağım ve iş değiştireceğim çocuklar. Memur refleksimi bırakıp memur olmak.... Hmm.. so mindfucking! Ne yapacağımı hiç bilemiyorum çocuklar. Karar vermek zorunda olmaktan nefret ediyorum. Keşke seçimler yapmak zorunda kalmasam da, en tatlış yol kendi kendine önüme çıksa, direk o kısma geçsek. Whatever. Yeni işimden memnun kalmazsam, istifa eder, başlamadan biten kariyerimin şerefine bir süre işşiz kalırım.

*Haftasonlarının mutlulukla bir ilgisi olmalı. Tabi üç günlük olanların. Bu haftasonununun iki gün olmasından anlıyorum. Ya da kararlar almak zorunda olmaktan.

26 Nisan 2015 Pazar

otuzdokuz

Zamanın koştura koştura geçmesi ve benim ona yetişememem canımı sıkıyor çocuklar. Durdurma tuşu yok mu bunun? Bence hafta üç gün. Pazartesi yine hafta başladı diye lanet etmek için. Cuma oha yine hafta bitti diye şaşırmak için. Pazar da yuh yarın yine pazartesi ve haftasonu yine hiç birşeye yetişemeden bitti demek için.
Havalar tontişleşiyor sonunda. Beni mutlu eden şeylerden birisi bu. Geçen hafta Bilkent'e gittim ve 76 çimlerinde yuvarlandım. Hava tam olmamış ama biraz zorlasak olacak çocuklar. Dona dona güneş yanığı oldum. Bol bol nostalji yaptım. İyi geldi.