9 Mayıs 2015 Cumartesi

kırkbir

"Birçok ırk evrenin bir tür tanrı tarafından yaratıldığına inanıyordu, ancak Viltvodle Altı'nın Jatravartid halkı, aslında tüm evrenin, adına Haşlanmış Büyük Yeşil denilen bir varlığın hapşırması sonucu burnundan etrafa saçıldığına inanıyordu.

Sürekli olarak, Büyük Beyaz Mendilin Ortaya Çıkışı diye adlandırdıkları bir dönemin korkusu içinde yaşayan Jartravartidler, her biri elliden fazla kola sahip olan ufak tefek mavi yaratıklar olup bu yüzden tarihte tekerlekten önce sprey deodorantı keşfeden ilk ırktı."

kırk


Sonunda memur refleksimi bırakıp risk alacağım ve iş değiştireceğim çocuklar. Memur refleksimi bırakıp memur olmak.... Hmm.. so mindfucking! Ne yapacağımı hiç bilemiyorum çocuklar. Karar vermek zorunda olmaktan nefret ediyorum. Keşke seçimler yapmak zorunda kalmasam da, en tatlış yol kendi kendine önüme çıksa, direk o kısma geçsek. Whatever. Yeni işimden memnun kalmazsam, istifa eder, başlamadan biten kariyerimin şerefine bir süre işşiz kalırım.

*Haftasonlarının mutlulukla bir ilgisi olmalı. Tabi üç günlük olanların. Bu haftasonununun iki gün olmasından anlıyorum. Ya da kararlar almak zorunda olmaktan.

26 Nisan 2015 Pazar

otuzdokuz

Zamanın koştura koştura geçmesi ve benim ona yetişememem canımı sıkıyor çocuklar. Durdurma tuşu yok mu bunun? Bence hafta üç gün. Pazartesi yine hafta başladı diye lanet etmek için. Cuma oha yine hafta bitti diye şaşırmak için. Pazar da yuh yarın yine pazartesi ve haftasonu yine hiç birşeye yetişemeden bitti demek için.
Havalar tontişleşiyor sonunda. Beni mutlu eden şeylerden birisi bu. Geçen hafta Bilkent'e gittim ve 76 çimlerinde yuvarlandım. Hava tam olmamış ama biraz zorlasak olacak çocuklar. Dona dona güneş yanığı oldum. Bol bol nostalji yaptım. İyi geldi.

30 Mart 2015 Pazartesi

otuzsekiz

Birgün g ile bir avm'de buluştuk. Karnımız acıktı. Kıvrık patatesli menüden aldık ve birer sinema bileti kazandık. Film izleyecek vaktimiz yoktu. Haftaya tekrar g ile avm'de buluştuk ve önceki hafta kazandığımız sinema biletleriyle sinemaya gittik. Filmden çıkınca karnımız acıktı. Kıvrık patatesli menüden aldık ve birer sinema bileti kazandık. Sinema izleyecek vaktimiz yoktu. Haftaya tekrar g ile avm'de buluştuk ve önceki hafta kazandığımız sinema biletleriyle sinemaya gittik. Filmden çıkınca karnımız acıktı. Kıvrık patatesli menüden aldık ve birer sinema bileti kazandik. Sinema izleyecek vaktimiz yoktu. Haftaya tekrar g ile avm'de buluştuk ve önceki hafta kazandığımız sinema biletleriyle sinemaya gittik. Filmden çıkınca karnimiz acıktı. Kıvrık patatesli menüden aldık ve birer sinema bileti kazandik. Film izleyecek vaktimiz yoktu. Haftaya tekrar g ile buluştuk ama sinemaya gitmedik. Onun yerine konuşmadan uyumayı tercih ettik. Çünkü bütün güzel filmleri beraber izlemiştik.

23 Mart 2015 Pazartesi

otuzyedi

Gecenin ninnisi.


*Uzun zamandır beklediğim bir tatlış kendisi. Herşeyi erteleyip gitsek negzel olur.

18 Mart 2015 Çarşamba

otuzaltı

Merhaba ben mutsuzum. İşlere yetişememekten, buralara uğrayamamaktan, kitaplara, filmlere, düşünmeye, yani kendime vakit ayıramamaktan dolayı mutsuzum. Birileri dünyaya gizli bir turbo motor takmış da benim benzinim bitmiş gibi hissediyorum. Ayrıca tam şu anda fonda bu çalıyor, neden ve nasıl oldu bilmiyorum. İyice dertlendim. Bu şarkının benim için özel bir anlamı yok aslında. Sadece dertlendim. WHATEVER. Şu andan itibaren, kendime, bu yorgan altı, cenin pozisyonundan kurtarmak amaçlı yeni bir terapi uygulamaya başlıyorum. Günboyu bunaldıkça bu minnağa bakıp bakıp mutlu olacağım. Karpuzunu yerim senin. Saygılar.

*Slow the world down, bitches!